11 Şubat 2011 Cuma

Jamaika'dan abim geldi



çarşafı aç tütünü at
yeşil ilhamı ekle
ve blaze it up..

yeşil derili kızılderili; şarap kanı gözleriyle
milenyuma uyum sağlayamadığı her halinden belli
delirmeye yüz yutan buz bakışlarıyla
istanbul için yükselme vaktinde çektiği fırtla
stephen marley'i yeditepeye getirtiyor
kızılderililer gibi stephen da türkmüş meğer:
- hey naber dada

bu gece istanbul jamaika oluyor
"red eye red eye red eye you're gonna turn to blue"
sense ingilteresin sana inat londra metrosunda
canlı bomba oluyorum
otuz bir ölü altmış dokuz yaralı
stephen marley ağlıyor oysa o hep güler dumanlı kafasıyla
ve istanbul olup güzelleşiyorum tekrar
aklımdan çıkmanı sağlayacak ortam olmasa da
keşke diyorum sen de olsaydın şu masada
ve seni eşek sudan gelinceye kadar öpseydim

nicola
büyük britanyanın mavi hali
nicolove is my religion
büyü yaptın bana biliyorum
aklımdan çık diyorum
yoksa seni gözümü kırpmadan öperim
yoksa..

tek el,kalem,kenevir kokulu ve tekel
bayisinde son bulması muhtemel
zaman kavramının olmadığı ezel
den beri tükenmeyen xanaxsız gündüze bedel
kahkahalara susamış içi boş dışı hoş gece
aydınlanma nolur

fişeği döndürürken şiir de dönüyor

adını bilmediğim şehre
sonunu göremediğim şiir dökülüyor
kızılderili ve stephen marley de yok olup uçmuşlar dumanla birlikte
maniklikten depresifliğe istemdışı yatay geçiş yapan
yabancı bedenlerden gökyüzüne isteyerek salınan
yalancı baharlara giriş yapan açılmış kafayla soyutluyor
gerçeküstü düşler beni; hayat denen belirsiz çukurdan

aklımdaysa tek bir absürd düşünce:
cannabis tüttüren kızılderilinin kanı pis olamaz

Dada Marley

http://www.youtube.com/watch?v=vMb5DGr_SJ0

0 yorum:

Yorum Gönder